Zappos Kitap Listesi

zappos_in

Geçen ay (Nisan, 2012) ufak bir Los Angeles gezim oldu. Zappos HQ, Las Vegas’ta olduğu ve LV de LA’e yakın olduğu için Zappos HQ turuna katılmak istedim. Zappos HQ olarak adlandırılan bölüm şirketin yönetildiği, aynı zamanda müşteri ilişkileri bölümünün (CLT – Customer Loyalty Team) de bulunduğu özetle şirketin beyni.

Zappos HQ bünyesinde, Zappos Insights adı altında başka bir şirket var. Ayrı bir şirket var derken başka binada veya başka bir şehirde hayal etmeyin; Aynı binayı paylaşıyorlar.

Insights’ın sözlük anlamı “Kavramak”. Bknz. Zappos Insights’ın yaptığı iş ise, öncelik Zappos çalışanları olmak üzere, herkese Zappos.com’un felsefesini anlatmak.

Zappos şirket kültürü olarak çalışanlarının kişisel gelişimine önem veriyor. Onlara tavsiye ettikleri bir kitap listesi var. Bu listedeki kitaplar aynı zamanda şirkette de bulunuyor. İsteyen çalışan dilediği zaman ödünç alıp okuyabiliyor.

Kitapların bir kısmı bestseller olmakla beraber neredeyse tamamı kişisel gelişimi hedefliyor.

Daha sadece birkaçını okumama rağmen listeyi tamamlayana kadar durmayacağım. Bu kitaplardan önce herkese Zappos.com CEO’su Tony Hsieh‘in yazdığı Delivering Happiness kitabını okumasını şiddetle tavsiye ederim.

Yazının devamını okuyun →

Kadın Haklı Beyler, Türk Erkeginde İs Yok!

kadin

Merhaba;

Bu sabah uyandım ve uzun zamandır kafamda yoğurduğum bir düşünceyi yazmaya karar verdim:

Kadınlarımız neden eskisi kadar narin ve el üstünde değil?

Ülkemizde maalesef kadınlara cinsel içerikli obje, ezilmek istenen emir kulu ve/veya hizmetçi olarak bakılıyor.

Olaya yani kadınlara karşı takınılan bu yanlış tutuma, öncelikle kadınlar tarafından bakalım. Kadınlarımız maalesef kaba tabiriyle koca/erkek bulmak için benliklerini hiçe sayıp, çirkin tutumlar takınmaktadırlar. Ya da kendi bünyelerinde feminist oluşumlara girmektedirler. Yani özetle, ya kendilerini beğendirmek için açılıp saçılıyorlar/karakterlerine ters gelen kişilere+olaylara ses çıkarmıyorlar ya da erkek düşmanı kesiliyorlar.

Etrafıma bakındığımda gördüğüm çiftlerin çoğunda kadına/kıza üzülerek bakıyorum. İçimi hüzün kaplıyor. Ben çok doğru adam olduğum için söylemiyorum bunları, bende de tipik Türk karakteristikleri dolu!

Özetle kadınlar çok haklılar beyler. Ne yaparlarsa yeridir. Çünkü Türk erkeğinde iş yok. Böylesine uçkuru peşinde dolaşan, kalbiyle değil başka uzuvlarıyla hayata bakan bir toplumda ister istemez kadınlar da kendi değerlerini düşürüyorlar. Bizim takındığımız bu iğrenç tutum kadınlarımıza, bizleri yanlarında tutmak için daha ahlaksız olmaları gerektiğini düşündürebiliyor.

Yazık! Onların ahlakını kendi ellerimizle bozuyoruz. Halbuki onlar fıtrat itibariyle bizlere (erkeklere) göre çok daha merhametli ve narindirler. Yani aslında bize göre daha önemliler. Allah’ın büyük sıfatlarını taşıyorlar. Yani daha iyi Müslümanlar! Ama biz onları bozuyoruz, yıpratıyoruz, eziyet ediyoruz.

Halbuki onlar biz (erkeklere) Allah’ın emanetidir! Aklı başında bir insanın hayatı boyunca yapabileceği en iyi şeylerden biri annesinin ve eşinin gönlünü hoş tutmaktır.

Büyüklerimizden şöyle şeyler duyuyorum:

Zamanı kızları çok değişti. Eskiden böyle miydi?

Güzel büyüklerimiz, zamane kızlarının suçu yok. Onları buna biz ittik. Ahlaksız zamane erkeği yaptı bunu. Artık onlardan eskisi gibi narin ve el üstünde olmasını bekleyemeyiz. Maalesef hayat değişti. İnsanlar değişti. Ahlak ve değer yargıları yozlaştı.

Kadın haklı beyler, Türk erkeğinde iş yok!

Saygılar, sevgiler.

MN

Basarısızlıgın ve Tecrübenin Önemi

Startup Turkey 2012 etkinliğindeyiz. Hummingbird Ventures ortaklarından Pamir Gelenbe şöyle dedi;

Celebrate your failures!

İş hayatına atıldığım 2 seneden beri acı tatlı tecrübeler geçirdim. Bu tecrübeler genellikle başarısızlık ve para kaybetme üzerine oldu. Kabaca para batırma olarak adlandırılan bu tecrübeler, geçen 2 senede beni çoğu zaman mutsuz etti ve motivasyonumu düşürdü.

Artık bazı işler değişti. Geçmişte yaptığım hatalar artık bana çok daha sevimli geliyor. Çünkü yine kaba tabiriyle 10 batıracağıma 1 batırdım. Yani yaptığım hatalar benim için aslında iyi oldu.

Atalarımız her işte bir hayır vardır derler. Gerçekten de öyle. Allah ömür verirse, önümüzdeki yıllarda yine hatalar yapıyor olacağım. Umarım bu hatalar yine hayırlara vesile olur.

Çok sevdiğim dedemin bir sözü vardır;

İnsanlar kendi tecrübelerinden ders çıkartırlar. Akıllı insanlar ise başkalarının tecrübelerinden ders çıkaranlardır.

Önümüzdeki senelerde her ikisini de yapmaya çalışacağım, ama sizlere tavsiyem akıllı bir insan olmaya çalışın ki çok vakit kaybetmeyin. Çünkü vakit gerçekten en büyük silah. En büyük kaynak.

Gelelim tekrar Pamir Bey’in sözlerine, Celebrate your failures.

Girişim Fabrikası‘ndan İhsan Bey‘den de bir kere buna benzer bir söz duymuştum. O da şöyle demişti:

Herkes başarı hikayelerini anlatıyor. Kimse başarısızlıklarından bahsetmiyor.

Bana göre başarısızlıklardan bahsetmek gerçekten çok daha keyifli ve yararlı. Çünkü siz başarısızlık hikayelerinizi anlattıkça insanlara akıllı insan olma imkanı veriyorsunuz. Yani onlara sizin tecrübelerinizden ders çıkarmaları imkanı tanıyorsunuz. Bu gerçekten çok önemli. Sadece kendinize fayda sağlayarak, bu hayatın bir amacı kalmaz. Herkes için yaşanmalı.

Ben, basit başarısızlık hikayelerimi ilerde bloğumda paylaşıyor olacağım. Çok şeffaf bir şekilde anlatacağım.

Saygılar, sevgiler.

MN

Girisimci Tevazu Sahibi Olacak

Antalya’da yapılan, ETohum kampına, BiAcayip.com olarak katıldık.

Orada birçok insanla tanıştım, kaynaştım. Tevazu sahibi olanlar, samimi olanlar, içten olanlar kalbimde taht kurdular. Onların yüreklerine sağlık.

Özellikle Apsiyon ekibi ile tanışmak beni çok mutlu etti. Şu cümleyi unutamam:

Bu işten sen şanslı çıktın Mustafa. Bizim Ankara’da tek, senin ise İstanbul’da üç kardeşin oldu.

Gelelim mevzu bahis konuya;

ETohum kampında bulunan girişimciler, yatırımcılar ve diğerleri ile birlikte sohbet etme şansı buldum.

Orada tanıştığım öyle mütevazı öyle alçak gönüllü insanlar vardı ki, içimden Helal olsun sana! dediğim çok oldu.

Bazı girişimciler ise, gelecek 100 yılın en büyük iş adamı kendisi,  en başarılı projesi de kendi projesiymiş gibi davranıyor. Bu öylesine rahatsız edici bir davranış ki, gerçekten gelecek 100 yılın en büyük adamı olsa, bana farketmez artık! Ne onun için sevinirim, ne de üzülürüm!

Başlık niye sadece girişimciyi kapsıyor onu da anlatayım. Yatırımcı mütevazı olabiliyorsa ona zaten yorumum yok. Helal olsun onlara! Ama yatırımcı sosyal konumu açısından görünüşte mütevazı ya da içten olamayabilir. Yatırımcının gerçek karakterini anlamak için biraz süre geçirmek giriyor. Örneğin, Sahibinden.com’dan Taner Aksoy. İlk bakışta soğuk rüzgarlar eser, konuştukça Helal Olsun! dersiniz.

Girişimci ise her yönüyle sade ve mütevazı olmalı! Bir işe girişmeden ilk bunun öğrenilmesi gerekiyor. Tabi ki bunlar kişisel düşüncelerim. Ben insanları mütevazi, saygılı, kibar diye tasnif etmekten hoşlanıyorum. Kimileri için bu başarılı, zengin vb. olabilir. Onların tercihi.

Allah’tan yüreğimizden kibri, edepsizliği ve hor görmeyi çıkarmasını istiyorum!

Ömrümün sonuna kadar mütevazi olabilmek dileğiyle.

MN

Motivasyon

Şu anda işimin gerçekten çok yoğun olduğu bir saatteyim ama aklıma gelen bu yazıyı yazmak zorunda hissettim kendimi…

Aşağıdaki insan gruplarını inceleyelim:

  1. Başkaları başarılı olduğunda, kendini başarısız sayıp pes edenler.
  2. Başkaları başarılı olduğunda, bunu takdir edip, daha iyisini yapmaya çalışanlar.
  3. Kendisi başarısız olduğunda, motivasyonu kaybedip pes edenler.
  4. Kendisi başarısız olduğunda, buna sevinen ve artık başarılı olabilmek için daha fazla nedeni olduğunu düşünenler.

Bana göre insanlar sadece ve sadece yukarıdaki dört tipten oluşuyor. Başarı kelimesinin için siz doldurun. Mutluluk, sevgi, para, iman vs…

Ben 2 ve 4 numaralı tipten olmayı yeğliyorum. Geçmiş acı tecrübelere şükretmeyi, önümün daha açık olduğunu hissetmeyi seviyorum. Geçmişe takılmanın gerçekten kimseye faydası yok. Geçmişte yaşanan zorluklar, geçmişte kalır.

Allah’ın İnşirah Suresi’nde bizlere söylediği gibi: “Muhakkak ki her zorluktan sonra bir kolaylık gelir. Siz çalışmaya devam edin.”

Özetle umudunuzu kaybetmeyin. Bırakın başkaları ne yapıyorsa yapsın, onları takdir edin, daha iyisini yapın.

Çok sevdiğim Süleyman Sözeri abimin bir lafı vardır:

Kötü örnek, örnek değildir.

Gerçekten de öyle. Bizler iyi örneklerden olalım ve güzel vatanımızı daha iyi yerlere hep beraber getirelim. Çok çalışarak, yılmayarak ve azimle.

MN