All posts in Hayattan

Kadın Haklı Beyler, Türk Erkeginde İs Yok!

kadin

Merhaba;

Bu sabah uyandım ve uzun zamandır kafamda yoğurduğum bir düşünceyi yazmaya karar verdim:

Kadınlarımız neden eskisi kadar narin ve el üstünde değil?

Ülkemizde maalesef kadınlara cinsel içerikli obje, ezilmek istenen emir kulu ve/veya hizmetçi olarak bakılıyor.

Olaya yani kadınlara karşı takınılan bu yanlış tutuma, öncelikle kadınlar tarafından bakalım. Kadınlarımız maalesef kaba tabiriyle koca/erkek bulmak için benliklerini hiçe sayıp, çirkin tutumlar takınmaktadırlar. Ya da kendi bünyelerinde feminist oluşumlara girmektedirler. Yani özetle, ya kendilerini beğendirmek için açılıp saçılıyorlar/karakterlerine ters gelen kişilere+olaylara ses çıkarmıyorlar ya da erkek düşmanı kesiliyorlar.

Etrafıma bakındığımda gördüğüm çiftlerin çoğunda kadına/kıza üzülerek bakıyorum. İçimi hüzün kaplıyor. Ben çok doğru adam olduğum için söylemiyorum bunları, bende de tipik Türk karakteristikleri dolu!

Özetle kadınlar çok haklılar beyler. Ne yaparlarsa yeridir. Çünkü Türk erkeğinde iş yok. Böylesine uçkuru peşinde dolaşan, kalbiyle değil başka uzuvlarıyla hayata bakan bir toplumda ister istemez kadınlar da kendi değerlerini düşürüyorlar. Bizim takındığımız bu iğrenç tutum kadınlarımıza, bizleri yanlarında tutmak için daha ahlaksız olmaları gerektiğini düşündürebiliyor.

Yazık! Onların ahlakını kendi ellerimizle bozuyoruz. Halbuki onlar fıtrat itibariyle bizlere (erkeklere) göre çok daha merhametli ve narindirler. Yani aslında bize göre daha önemliler. Allah’ın büyük sıfatlarını taşıyorlar. Yani daha iyi Müslümanlar! Ama biz onları bozuyoruz, yıpratıyoruz, eziyet ediyoruz.

Halbuki onlar biz (erkeklere) Allah’ın emanetidir! Aklı başında bir insanın hayatı boyunca yapabileceği en iyi şeylerden biri annesinin ve eşinin gönlünü hoş tutmaktır.

Büyüklerimizden şöyle şeyler duyuyorum:

Zamanı kızları çok değişti. Eskiden böyle miydi?

Güzel büyüklerimiz, zamane kızlarının suçu yok. Onları buna biz ittik. Ahlaksız zamane erkeği yaptı bunu. Artık onlardan eskisi gibi narin ve el üstünde olmasını bekleyemeyiz. Maalesef hayat değişti. İnsanlar değişti. Ahlak ve değer yargıları yozlaştı.

Kadın haklı beyler, Türk erkeğinde iş yok!

Saygılar, sevgiler.

MN

Basarısızlıgın ve Tecrübenin Önemi

Startup Turkey 2012 etkinliğindeyiz. Hummingbird Ventures ortaklarından Pamir Gelenbe şöyle dedi;

Celebrate your failures!

İş hayatına atıldığım 2 seneden beri acı tatlı tecrübeler geçirdim. Bu tecrübeler genellikle başarısızlık ve para kaybetme üzerine oldu. Kabaca para batırma olarak adlandırılan bu tecrübeler, geçen 2 senede beni çoğu zaman mutsuz etti ve motivasyonumu düşürdü.

Artık bazı işler değişti. Geçmişte yaptığım hatalar artık bana çok daha sevimli geliyor. Çünkü yine kaba tabiriyle 10 batıracağıma 1 batırdım. Yani yaptığım hatalar benim için aslında iyi oldu.

Atalarımız her işte bir hayır vardır derler. Gerçekten de öyle. Allah ömür verirse, önümüzdeki yıllarda yine hatalar yapıyor olacağım. Umarım bu hatalar yine hayırlara vesile olur.

Çok sevdiğim dedemin bir sözü vardır;

İnsanlar kendi tecrübelerinden ders çıkartırlar. Akıllı insanlar ise başkalarının tecrübelerinden ders çıkaranlardır.

Önümüzdeki senelerde her ikisini de yapmaya çalışacağım, ama sizlere tavsiyem akıllı bir insan olmaya çalışın ki çok vakit kaybetmeyin. Çünkü vakit gerçekten en büyük silah. En büyük kaynak.

Gelelim tekrar Pamir Bey’in sözlerine, Celebrate your failures.

Girişim Fabrikası‘ndan İhsan Bey‘den de bir kere buna benzer bir söz duymuştum. O da şöyle demişti:

Herkes başarı hikayelerini anlatıyor. Kimse başarısızlıklarından bahsetmiyor.

Bana göre başarısızlıklardan bahsetmek gerçekten çok daha keyifli ve yararlı. Çünkü siz başarısızlık hikayelerinizi anlattıkça insanlara akıllı insan olma imkanı veriyorsunuz. Yani onlara sizin tecrübelerinizden ders çıkarmaları imkanı tanıyorsunuz. Bu gerçekten çok önemli. Sadece kendinize fayda sağlayarak, bu hayatın bir amacı kalmaz. Herkes için yaşanmalı.

Ben, basit başarısızlık hikayelerimi ilerde bloğumda paylaşıyor olacağım. Çok şeffaf bir şekilde anlatacağım.

Saygılar, sevgiler.

MN

Motivasyon

Şu anda işimin gerçekten çok yoğun olduğu bir saatteyim ama aklıma gelen bu yazıyı yazmak zorunda hissettim kendimi…

Aşağıdaki insan gruplarını inceleyelim:

  1. Başkaları başarılı olduğunda, kendini başarısız sayıp pes edenler.
  2. Başkaları başarılı olduğunda, bunu takdir edip, daha iyisini yapmaya çalışanlar.
  3. Kendisi başarısız olduğunda, motivasyonu kaybedip pes edenler.
  4. Kendisi başarısız olduğunda, buna sevinen ve artık başarılı olabilmek için daha fazla nedeni olduğunu düşünenler.

Bana göre insanlar sadece ve sadece yukarıdaki dört tipten oluşuyor. Başarı kelimesinin için siz doldurun. Mutluluk, sevgi, para, iman vs…

Ben 2 ve 4 numaralı tipten olmayı yeğliyorum. Geçmiş acı tecrübelere şükretmeyi, önümün daha açık olduğunu hissetmeyi seviyorum. Geçmişe takılmanın gerçekten kimseye faydası yok. Geçmişte yaşanan zorluklar, geçmişte kalır.

Allah’ın İnşirah Suresi’nde bizlere söylediği gibi: “Muhakkak ki her zorluktan sonra bir kolaylık gelir. Siz çalışmaya devam edin.”

Özetle umudunuzu kaybetmeyin. Bırakın başkaları ne yapıyorsa yapsın, onları takdir edin, daha iyisini yapın.

Çok sevdiğim Süleyman Sözeri abimin bir lafı vardır:

Kötü örnek, örnek değildir.

Gerçekten de öyle. Bizler iyi örneklerden olalım ve güzel vatanımızı daha iyi yerlere hep beraber getirelim. Çok çalışarak, yılmayarak ve azimle.

MN

İsmail Cem

24 Ocak, 2007 gününü kolay kolay unutamam.

Sadece 5 gün önce Ermeni gazeteci Hrant Dink öldürülmüş ve tüm Türkiye “Hepimiz Ermeni’yiz, hepimiz Hrant’ız!” demişti. Günlerce gazeteler ve televizyonlar Hrant Dink’ten bahsedip, onu konuşmuştu. Sonra olanlar oldu ve İsmail Cem 5 gün sonra hayata gözlerini yumdu.

Hrant Dink’in öldüğü gün elime gazeteyi aldığımda, zor okunan küçük bir bölümde vefat ettiğinin haberini okudum. Tabi, daha önce Hrant Dink’in boy boy resimlerine dalmıştım da anca sıra gelebilmişti.

O anda durdum ve kendi kendime; “Yazık… ” dedim. Yazık ki ülkesine senelerce onurlu bir şekilde hizmet vermiş olan İsmail Cem’in gördüğü saygıya bak!

Şimdi 19 Ocak, 2012. Hrant Dink vefat edeli 5 sene olmuş. Taksim’de 10.000′ler toplanmış. İsmail Cem’i hatırlayan, anan yine yok.

Gerçekten üzüldüm. Allah rahmet eylesin.

MN

Unutma, Unutturma

rauf

Bitmedi. Bitmez. Rauf Denktaş öldü diye Kıbrıs Türk’ünün mücadelesi bitti sanma. Bitmeyecektir.

Dr. Küçük, Rauf Denktaş ve diğerleri. Bu kişileri ve diğer mücahitleri unutma!

Türk olduğunu, canımız Kıbrıs’ın bizim de olduğunu unutma Kıbrıs ve Türkiye gençliği.

Cahillik yapıp, dolduruşa gelip Türkiye’ye düşman kesilme ey Kıbrıs Türk’ü.

Cahillik yapıp, dolduruşa gelip Kıbrıs’ı hor görme Türkiye’nin Türk’ü.

Bizler et ve tırnaktan farksızız. Bizler birbirlerimizin önce din sonra kan ve toprak kardeşiyiz.

Unutma, unutturma. Cahil olma.

MN