Frankfurt’a Gitmeden Önce Dikkat Etmeniz Gerekenler

Yine Şubat geldi ve ben Ambiente Fuarı için Frankfurt’un yolunu tuttum. Tasarım, hediyelik eşya, züccaciye, ev aletleri vb. sektöründe bulunan insanların Avrupa merkezli fuarlar arasında favori destinasyonlarından bir tanesidir Ambiente. Senede 2 defa düzenlenen Ambiente ile ilgili detayları buradaki adresten öğrenebilirsiniz: http://ambiente.messefrankfurt.com/frankfurt/en/besucher/willkommen.html

Öncelikle Şubat Ayı’nda Frankfurt’un çok soğuk olduğunu belirtmeliyim. Almanya’nın daha soğuk şehirleri olduğunu da duydum ama Frankfurt gerçekten oldukça karlı ve soğuk.

Frankfurt Hbf (Merkez Tren İstasyon'nundan Bir Görünüm)

Frankfurt Hbf (Merkez Tren İstasyon’nundan Bir Görünüm)

Frankfurt Hauptbahnoff’dan (Hbf) çıkar çıkmaz sizi bir meydan ve upuzun bir cadde karşılıyor. Bu cadde üzerinden birçok mağaza ve (ekonomik) restoran bulabilirsiniz.

Hbf çıkışı upuzun bir cadde karşılıyor sizi.

Hbf çıkışı upuzun bir cadde karşılıyor sizi.

Yine Hbf’den çıkar çıkmaz kuzey-batınızda Ziraat Bankası şubesini görebilirsiniz. Paraya ihtiyacınız olursa aklınızda bulunsun.

Ziraat Bankası Frankfurt Şb.

Ziraat Bankası Frankfurt Şb.

Bu sıkıcı detaylardan sonra gelelim yazımızın eğlenceli bölümlerine;

Nerede Kaldım?

Normalde otelimi ayarlarken olduka çok düşünür, birçok otel alternatifini değerlendiririm. Bu sefer fazla vaktim yoktu. Zaten sadece 1 gece kalacaktım. Amacım hem ekonomik, hem de merkezi bir otel bulmaktı. Tercihimi ünlü Moselstrasse’de bulunan Crown Hotel’den yana kullandım.

Mosel Strasse Tabelası

Mosel Strasse Tabelası

Otelde rezervasyon yaptırmadan önce resimlerini inceledim ve bana uygun olduğunu düşündüm. Gidince fark ettim ki; bu otel, gece kulüplerinin, hayat kadınlarının ve oldukça tehlikeli görünümlü insanların bulunduğu Moselstrasse’nin göbeğindeymiş. İnternet üzerinden otel rezervasyonu yaparken size tavsiyem otel hakkında önceden yapılmış yorumlara çok dikkat edin. Diğer türlü çok yanılabilirsiniz. (Benim gibi!)

Odadan bir görünüm

Odadan bir görünüm

Pişmanlığım içeriye girdikten ve hatta odama çıktıktan sonra devam etti, katbekat arttı.

Otelden Nefret Etmem İçin Sebepler

  • Afganistan uyruklu olduğunu öğrendiğim otel sahipleri kişisel temizlikten habersizler.
  • Otele giren çıkan insanlar pek güven vermiyor. Eşyam çalınır mı diye düşünmedim değil.
  • Sanki tek gecelik kullanılan otelleri andırıyor.
  • Oda gerçekten çok pis. Yatmaktan tiksindim.

Otelin Güzel Yanları

  • Hbf’ye ve Ambiente’ya çok yakın.
  • Fiyatı uygun denilebilir.

Bu kötü konaklama tecrübemden sonra sıra en güzel bölüme yani yemeğe geldi 🙂

Frankfurt’da Yemek? Blockhouse’u Deneyin

Bir arkadaşımın tavsiyesi ile Almanya’da restoran zinciri olarak kurulan Blockhouse’u keşfettim.

Block House'un Dıştan Görünümü

Block House’un Dıştan Görünümü

Restoran ilk girişte hafif loş, oldukça sade dekore edilmiş bir iç tasarım buldum. Gerçekten çok rahat edebileceğiniz, keyifli bir ortam. Ailesi ile gelip yemek yiyen birçok kişi olduğu gibi, takım elbiseli iş adamları/kadınları da mevcuttu. Fakat bana sorarsanız buraya rahat bir kıyafet ile gelmeniz en doğrusu olacaktır.

Block House'un İç Tasarımı

Block House’un İç Tasarımı

Ben bu restorana gitmeden önce, e-posta atıp rezervasyon yaptırmak istemiştim. Fakat fuar dönemlerinde rezervasyon kabul etmiyorlarmış. Bunu bana kibarca bildirip gittiğim gece için 2 kişilik bir masanın sorun olmayacağını bildirdiler.

Ben Pazartesi günü gittim Block House’a. Gittiğimde saat 19:00 civarıydı ve aşırı kalabalık değildi. Daha sonra 20:00’ye doğru içerisi tamamen dolmuştu. Yine de bizim Nusr-et izdihamı yoktu kesinlikle. Haftasonu belki daha kalabalık olabilir.

Mönü'de Et Seçenekleri

Mönü’de Et Seçenekleri

Restorana girip, oturduktan sonra size servis yapan görevli geliyor ve önce ne içeceğinizi sorup, mönüyü bırakıyor. Mönüde yazan et fiyatına, istediğiniz tür patates (patates kızartması, haşlanmış patates vb.) ve değişik sos çeşitleriyle bir adet salata da dahil oluyor.

Salatanın Görünümü

Salatanın Görünümü

Öncelikle salatamı seçmem gerekiyordu. Arkadaşımın tavsiyesiyle İtalien Dressing’li (İtalyan Soslu) salata tercih ettim. Daha sonra nasıl bir et istediğimi sordular, ben yumuşak ve kemiksiz istediğimi belirttim. Bunun üzerine bana American Tenderloin tavsiye edildi. Ben de tavsiyeyi dinledim ve American Tenderloin sipariş ettim. Patates tercihimi ise haşlanmış patates içine sour cream olarak kullandım. (Baked Patato w/ Sour Cream)

Tüm gün fuarda çok yorulduğumdan oldukça açtım ve ilk gelen salatayı sildim süpürdüm. Tadı gerçekten inanılmaz lezzetliydi. Hem sebzeler çok taze, hem de sos tam kıvamındaydı. O kadar sevdim ki, bitirip yemek yanında bir salata daha söyledim. Salatanın bu kadar lezzetli olması beni yemek için daha da heycanlandırdı.

Yemeğe geçmeden önce size restoranın ilgimi çeken iki özelliğini göstermek istiyorum. Bunlardan ilki restoranın et bıçağı:

Best Steaks Since 1968

Best Steaks Since 1968

Restoran markasına oldukça değer veriyor. Bıçaklarından üzerinde Best Steaks Since 1968 yani 1968’den Beri En İyi Etler yazıyor. Diğer bir özellik ise, restoranın kendi hazırladığı özel et biberi:

Et için özel üretilmiş biber!

Et için özel üretilmiş biber!

Gelelim gecenin en önemli olayına: Ana yemeğin gelme anı! 🙂 Açıkca belirtmeliyim ki yemek oldukça geç geldi. Belki Alman’lar yemeği yavaş yavaş yiyorlar ve onun için yemek servisi geç oldu ama, daha hızlı gelmesini beklerdim. Neyse önemli değil, geç de olsa güzel oldu.

American Tenderloin ve Haşlanmış Patates

American Tenderloin ve Haşlanmış Patates

Şimdi bu tabağı neresinden tarif etmeye başlayayım bilemedim. Tabakta gördüğünüz gibi seçtiğiniz et, seçtiğiniz patates türü ve bunlarla beraber süper bir tereyağ ile sarımsaklı ekmek geliyor. Sour Cream’i hiçbir zaman sevemediğim için patates de bana çok özellikli gelmedi açıkcası. Bunun dışında hem et çok leziz ve yumuşak, hem de diğer öğeler yani sarımsaklı ekmek ve tereyağ çok lezizdi.

Etin üzerine biraz özel yapılmış biberden dökünce tadı daha da güzel oluyor, bilginiz olsun. Burada fotoğrafı olmayan birşey daha söyledim masaya: Patates Kızartması. Çok büyük bir hata yaptığımı, hem görünümden hem de lezzetinden anladım. Pek tavsiye etmem açıkcası.

Yemeği yedik, şimdi sırada kahve ve tatlı var:

Apfelstrudel. Apple Strudel

Apfelstrudel. Apple Strudel

Daha önce hem Almanya’nın birçok yerinde hem de diğer yurtdışı gezilerimde en az 10 farklı strudel yemişimdir. Samimi olmalıyım ki, bunun gibisini daha önce yemedim. Hani sırf bu tatlıyı yemek için Block House’a gidilir.

Sıcak vanilya sosu ile sunulan bu çok sevdiğim tatlı o kadar yumuşak olmuş ki, ağızda resmen eriyor. Şiddetle tavsiye ettiğim bir seçenek. Bu arada Strudel Mönü’de bulunmuyor. Ekstradan rica etmeniz gerekli.

Kahvemizi içtik, tatlımızı yedik. Galiba gitme zamanı geldi. Eee tabi ki hesabı ödemek var. Resim çok net çıkmamış ama referans olsun diye fişi ve fiyatları ekliyorum, aklınızda bulunsun. Benim burada fazladan ödediğim ekstra salata ve patates kızartması. Yani özetle adam akıllı bir yemek ziyafeti için adam başı 40 Euro‘yu gözden çıkarmanız gerekecek bu restoranda.

Hesap Ödeme Vakti

Hesap Ödeme Vakti

 

Birkaç Yan Bilgi:

  • Restorandaki ketçaptan tutun, karabibere herşey kendileri tarafından üretiliyor ya da markalanıyor.
  • Çok fazla tip (bahşiş) bırakmanıza gerek yok. Almanya’da %5 ideal.
  • Yazın Frankfurt’da yeni bir yer daha açacaklar.
  • Almanya’da bulunan diğer şubelerin listesine buradan ulaşabilirsiniz.
  • Nasıl Gidersiniz?: Frankfurt’un muazzam metro ağından U6/7‘yi kullanarak West End istasyonuna gidin. Ben West End’in başta İngilizce olduğu için istasyon olduğunu anlamamıştım. Daha sonra keşfedince derin bir oh çektim 🙂

Ambiente?

Süper bir akşam yemeğinden sonra, tekrar bir fuar günü.

Ambiente

Ambiente

Ambiente’nin düzenlendiği alan, şehir merkezine oldukça yakın bir konumda bulunmakta. Merkez tren istasyonundan (Hbf) yürüyerek gidebileceğiniz gibi, hem tren ile hem de otobüs ile gidebiliyorsunuz. Aynı zamanda fuarın organize ettiği shuttle bus‘lar da mevcut.

Fuarın m2, katılımcı sayısı gibi bilgilerine girip sizi sıkmayacağım ama belirtmeliyim ki dalında Avrupa’nın en büyük 2-3 fuarından biri. Her sene Paris’de düzenlenen Maison et Object’le beraber en büyüğü bu herhalde.

Fuara katılan Türk Firmalar benim biliğim kadarıyla 2 senedir Türk Devleti tarafından destekleniyor. Fuar içinde Turkish Giftware, Turkish Kitchenware gibi bölümler mevcut.

Turkish Giftware

Turkish Giftware

Malesef bu kadar para ve emek harcanan Made in Turkey kampanyalarına katılan firmalar göğsümüzü pek de kabartamıyorlar.  (İlk izlenim ve görünüm açısından) Bu sene  geçen seneye göre daha iyi Türk Firmaları ve organizasyonları görmeme rağmen, Türk booth’larında (standlarında) birçok eksiklikler mevcut:

  • Stand tasarımlarımız inovatif ve ilgi çekici değil.
  • Stand görevlilerimiz genellikle İngilizce’ye hakim değil.
  • Stand’larda bulunan pazarlama materyallerimiz yetersiz.
  • Dünyada tek olabilir: Stand aynı zamanda fuar içinde sigara içiliyor!!!

Geçen sene tüm Ambiente içinde sigara kokan ve içilen tek bölge Türk firmalarının bulunduğu bölüm idi. O bölgeye izin verildiği için değil, ordaki duyarsız vatandaşlarımızın hem Alman yasalarını hem de ülke prestijini hiçe saymalarından dolayı böyle vahim bir manzara ortaya çıktı. Ne kadar utandığımı anlatamam.

Fuarı ile ilgili işlerim bittikten sonra öğleden sonra olan uçağıma binmek üzere fuar alanında çıktım. Tam yola çıkmışken bir şey unuttuğumu hatırladım ve aklıma Haagen Dazs’ın o eşsiz lezzeti yani Belgian Waffle Dream geldi.

Vestiyere bıraktığım mini-valizimi ve paltomu aldıktan hemen sonra daha önce İngiltere ve yine Frankfurt’da yediğim Belgian Waffle Dream‘i yemek üzere Haagen Dazs‘a doğru yola çıktım. Haagen Dazs, “Höagen Daz” diye okunur bilginize 🙂

Yediğim En Güzel Tatlı: Belgian Waffle Dream

 

Große Bockenheimer Straße'ye bakış!

Große Bockenheimer Straße’ye bakış!

Haagen Dazs’a gitmek için birkaç alternatifiniz var. Ya Hauptwache istasyonunda inip Opera yönüne doğru gidersiniz, ya da Alte Oper istasyonunda inip Hauptwache yönüne yürürsünüz. Size tavsiyem Alte Oper’de inin ve Hauptwache’ye doğru yürüyün. 1-2 dk içinde Haagen Dazs solunuzda kalacak. (Haagen Dazs Grosse Bockenheimer Strasse üzerinde bulunmaktadır.)

Haagen Dazs, Frankfurt

Haagen Dazs, Frankfurt

İşte sonunda havalimanına gitmek yerine tercih ettiğim Haagen Dazs’ı buldum. Buldum dediğime bakmayın, geçen sene de gelmiştim ama ilk defa bulmuş gibi sevindim 🙂

Bazılarınızın “Bu havada dondurma yenir mi?” sorusunu doğrulttuğunu düşünüyorum ama cevabım çok net: Yenir! Hem de öyle bir yenir ki!

Daha masaya oturmadan kasada bekleyen kıza direk siparişimi verdim. Tereddütsüz hem de: Belgian Waffle Dream istiyorum ben! Tabi ki öyle demedim. Desem anlamazdı. Ya Ich möchte gerne Belgian Waffle Dream! ya da I’d like to have one Belgian Waffle Dream! dedim. Tam hatırlamıyorum açıkcası. İşin komik tarafı, siparişi alan kız Türk çıktı. Çabalarım boşunaydı yani 😀

Eşsiz bir tatlı: Belgian Waffle Dream

Eşsiz bir tatlı: Belgian Waffle Dream

Sonunda tatlım geldi. Bu Belçika Waffle Rüyası’nı özel kılan birkaç şey var aslında. Öncelikle dondurması. Dondurmasının içeriğini tam bilmiyorum ama herhalde cevizli-karamelli karışık birşey. Bunun yanında Waffle hamuru ve üzerinde bulunan karamel sosu da cabası.

Bana hayatında yediğin en güzel tatlı ne diye sorarsanız tereddütsüz Belgian Waffle Dream derim. O kadar favori tatlım yani, siz düşünün. Bu tatlıyı ilk olarak Londra Leicester Square’de yediğim günden beri, ne zaman yurtdışına gitsem ilk aradığım şey Haagen Dazs oluyor.

Tahminimce yurtdışında bulunan tüm Haagen Dazs’larda bu tatlı var. İstanbul Kanyon AVM’de bulunan Haagen Dazs’da ise maalesef yok. 🙁

Umarım yeme-içme maceralarım hoşunuza gitmiştir. Son olarak size Almanya ve Frankfurt ile ilgili birkaç önerimi ileteyim:

Bazı Öneriler

  • Toplu taşıtlarda bilet gişeleri yok. Yani biletsiz metro vs. kullanabiliyorsunuz. Bu sizi yanıltmasın, biletsiz yakalanırsanız yüksek cezası var ve sizi rezil ediyorlar.
  • Almanya genelinde gıda genellikle oldukça ucuz. Özellikle et fiyatları.
  • Türk dönercilerini tavsiye ederim. Bizim Ankara’da, İstanbul’da yediklerimizden çok farklı. Et ve tavuk arasında kalırsanız bence tavuk yiyin. Bazı yerler hindi döneri yapıyor.
  • Almanya’da bazı dönerciler Lahmacun arası döner yapıyor. Bu da eşsiz bir lezzet, aklınızda bulunsun.
  • Almanya’da kimseyi bulaşmamaya özen gösterin. Polisin şakası yok. Üstelik Türk’lerin adı çıkmış kavgacı olarak.
  • Metro ağı çok güzel olduğu için, merkezde otel tutmanıza gerek yok.

6 Yorum

  1. Mehmet Yigili dedi ki:

    Oldukca bilgilendirici detay aciklamalarla birlikte eglenceli anlatimin sonucu okurken oldukca keyif aldim 🙂 su belcika waffle’ini da inanilmaz merak ettim:)

  2. tulay sozanlar dedi ki:

    teskkurler.cok zevkliymissiniz.iyi gunler.

  3. selly dedi ki:

    önerilerinize uydum.. block hause dan çok memnun kaldım fakat belgian waffle dream karamelli değil çikolatalı geldi hayal kırıklığı yaşadım… bir akşamda olsa ne yesem derdinden kurtuldum. teşekkürler…

Bu Yazı İle İlgili Ne Düşünüyorsunuz?