İlk Maratonum: İznik Ultra

Koşmak. İnsanoğlunun yapabileceği en güzel aktivitelerden biri. İnsanın kendisini sınadığı, tanıdığı ve keşfettiği farklı bir dünya.

Eminim koşuya her başlayan, aklında kimi zaman “Nasıl 20km koşuyorlar?”, “İnsan nasıl 42km hiç durmadan koşabilir?”, “Vallahi bunlar insan değil!” türünde cümleler kurmuştur. Ama insan aslında o kadar güçlüdür ki, eğer bir işi kafasında bitirirse hiçbirşey onun için engel olamaz.

Sözü çok uzatmadan size ilk maratonum olan İznik Ultra‘dan bahsetmek istiyorum;

İznik Ultra Hakkında Kısaca

İznik Ultra Maratonu, 2 senedir düzenlenen Türkiye’nin en başarılı koşu organizasyonlarından biri. 2013’de 42, 80 ve 130km olmak üzere 3 ayrı uzun parkur koşuldu ve bunlar dışında bir de 10km’lik halk koşusu bulunmakta. Detaylı bilgi ve katılım için http://www.iznikultra.com/

İzniğe Varış

İlk maratonuma (42km parkurunu koştum) katılmak üzere, İzniğe sevgili dostum Buğra nam-ı diyar BBB ile gittik. Ankara’dan Bursa’ya oradan da İzniğe oldukça uzun ve yorucu bir otobüs macerası geçirdik. İzniğe vardıktan sonra hemen çadırlarımızı kuracağımız kamp alanını aramaya koyulduk. Kamp alanına giderken de aşağıda resmini göreceğiniz muhteşem manzara bizi karşıladı. Manzarayı görür görmez içimi bir heyecan kapladı ve adrenalin doldum.

Manzaraya Bak!

Manzaraya Bak!

Kamp Alanımız

Kamp alanına varmadan, önce kayıt masasından kaydımızı tamamlayıp, gerekli malzemeleri aldık. Daha sonra organizasyonun düzenlediği makarna partisinde karnımızı iyiden iyiye doyurduk ve kamp alanına yöneldik.

İlk defa çadır macerası yaşadık.

İlk defa çadır macerası yaşadık.

Hava epey kararmıştı ve çadırı ilk defa kuracaktık. Etraftaki tecrübeli gözüken kişilerden yardım istedik ve sağolsunlar bize çok yardımcı oldular. Çadırı kurduktan sonra anladık ki bu iş en fazla 15 dakika alıyormuş ve korktuğumuz kadar zor değilmiş. Çadırı gece kurarkan en çok zorlandığımız şey karanlıktı. Bir dahakine kafa lambası getirmeyi unutmayacağız.

Çadırımız 3 kişilikti.

Çadırımız 3 kişilikti.

Çadırımızı ileride başka bir arkadaşımız da bize katılabilir düşüncesiyle 3 kişilik almıştık ki çok iyi etmişiz. O çadırda 2 kişi bile zor kalınıyor. Biz BBB ile biraz iri yarı olduğumuzdan çadırın büyük olması bizi epey rahatlattı.

Beni kişisel olarak çadır içerisinde en çok zorlayan şey ise uyku tulumu oldu. Uyku tulumuna ilk girdiğimde kendimi mezara girmiş gibi hissettim ve uykuya dalmam yarım saatimi aldı.

Koşu Zamanı

Koşu günü (20.04.2013) erkenden kalktık ve ilk defa yaşayacağımız heyecana doğru yol aldık. Belki yarış heyecanından dolayı olabilir ama kahvaltı yapmak aklımıza gelmedi. (Önceki akşam epey birşeyler yemiştik zaten.)

Start alanına geldiğimizde gördüğümüz renkler ve insanlar bizi daha da cesaretlendi. Şahsen ben kafa olarak zaten çok rahattım. İlk yarışımız olduğundan sadece zaman sınırlaması içerisinde bitirebilmek benim için başarıydı. Yarışı bitirmemiz için verilen süre hızlı yürüyüş temposu için yeterliydi. Çok zorlanırsak, en kötü tamamını yürürürüz diye kendimizi motive etmiştik.

Start alanında biz.

Start alanında biz.

Koşu başladıktan sonra gördük ki her koşunun ayrı bir stratejisi ve taktiği olmalı. Şimdi tekrardan bakınca kendime ve bu koşuyu nasıl bu kadar rahat bitirdiğime şaşıyorum açıkcası. Çünkü neredeyse hiçbir hazırlık (antreman, gıda vs.) yapmadan geldik bu koşuya. Gerçekten motivasyonun ne kadar önemli olduğunu tekrar anladık.

BBB koşarken!

BBB koşarken!

Açıkcası tepelere tırmanırken en çok yanımızdan bisikletle geçenlere şaştım. 130km’yi koşarak-yürüyerek bitirmek de zor ama, o dik yokuşları o kadar ağırlık ile nasıl çıkıyorlar hala anlamış değilim.

MN koşarken!

MN koşarken!

Koşu sırasında uzun ve dik yokuşlar dışında zorlandığım bir bölüm olmadı. Yeterince gıda ve su aldığıma inanıyorum. Özellikle 26.km’deki mini ikmal noktası beni çok rahatlattı. Orada içtiğim kahve hem ısınmamı sağladı hem de beni canlandırdı. Sonradan düşününce o ikmal noktasında epey bir şeyler yedim aslında. Ama hiç rahatsızlık yaşamadım açıkcası.

Yokuş çıkmaktan ziyade inmenin daha zor olduğunu bu koşuda tekrar anladım. Yarıştan bir hafta önce Aydos Patika Koşusu’nda da yokuş inerken epey zorlanmıştım.

Eğer koşu öncesi ve koşu boyunca mental olarak rahat olabilirseniz, ağrılarınızı, sıkıntılarınızı daha az hissettiğinizi ve daha hızlı giderebildiğinizi düşünüyorum. Sağlıklı ve uzun bir koşunun ilk adımı mental hazırlık.

Koşu Sonu ve Sonrası

42 km’lik koşunun son kilometreleri düz asfalt koşusuydu fakat epey uzundu. Biraz yorgunluk, biraz da stresten yol bir türlü bitmek bilmiyordu.

Bitime 1km kala bulduğum çeşmede kafamı ve yüzüme yıkamak bana çok iyi geldi ve son ufak yokuşu çıkarak yarışı 5:49:06 süre ile genelde 50., erkeklerde ise 40. olarak tamamladım. BBB ise 5:58:08 ile genelde 52., erkeklerde ise 42. olarak tamamladı. (Not: Yarışın son km’leri hariç tamamını beraber koştuk.)

Koşu Sonrası Buğra (BBB)

Koşu Sonrası Buğra (BBB)

Koşu Sonrası MN

Koşu Sonrası MN

Koşu sonrası fotoğraflardan da anlaşılabileceği gibi mutlu ve huzurluyuz. Tabi ki sağımızda solumuzda ağrılar var ama izin verilen süre içinde yarışı bitirebilmek bizim için tek başına yeterli oldu.

Dönüyoruz & Yeni Hedefler

Bu koşu benim hayatımda ufak çaplı bir devrim yarattı. İznik sonrası ne kadar koşu var ise kayıt yaptırdım ve hazırlanmaya başladım ki bunların arasına Likya 240K dahil.

Dönüş Zamanı

Dönüş Zamanı

Dönüş zamanı geldi artık! Çadırımızı ve uyku tulumlarımızı toplayıp geri dönüş yoluna koyulduk.

Evimize dönerken, çadırda kalmanın verdiği ekstra yorgunluğu hissettik. Özellikle koşu sonrası duş ve yatağın ne kadar önemli olduğunu İznik’te anladım.

Son olarak Macera Akademisi ekibine teşekkür etmek istiyorum. Koşu parkurunun işaretlenmesi, ikmal noktaları vs. herşey bana göre kusursuzdu.

Seneye İznik’te 80K koşmaya ve mümkünse bunu 9 saat civarında bitirmeye çalışacağım. Bunu başarmak için neler yapmam gerektiğini çok iyi biliyorum. Umarım başarırım.

Kendime Notlar

  • Yarı maraton üstü koşulardan önceki gün ve o gece kesinlikle otelde rahat bir yatakta kal/uyu.
  • Her zaman GPS’li saat kullanarak koş.
  • Malzemeni (ayakkabı, tayt, çorap vb.) çok dikkatli seç.
  • Windproof ceket taşımak ya da giymek önemli.
  • İkmal istasyonlarında çok vakit kaybetme.
  • Ayağını her zaman kuru tut.
  • Elektrolit takviyesi al.
  • Çadırı gündüz kur.
  • Koşu için 88-95 gibi kilolar çok fazla. 78 kiloya düş!

 

5 Yorum

  1. Sersah Namoglu dedi ki:

    Yuru be mustafa kaptan.

  2. şahin dedi ki:

    yarış sonrası yapılan bu tür değerlendirme yazıları hem yaza hemde bu işi yapan bizler için çok değerli oluyor zira yaşanmış en küçük tecrübe size söylenen çok büyük nasihatden daha etkili oluyor.Bende İznikte 42k dağ maratonu koştum ve benzer durumları yaşadım.Seneye 80k tecrübe etmeyi hedefledim umarım birlikte 80k parkuru belirlenen zaman içinde tamamlayabiliriz.Zaman bulabilirseniz istanbul çekmeköyde düzenlenen ultramaraton antrenman koşularına katılabilirsiniz çekmeköy parkuru ultramaratoncular için ideal antrenman parkuru olma özelliği ve yapılan güzel organizasyonlar ile bu iş için idela bir parkur.

    • Mustafa Namoğlu dedi ki:

      Öneriniz için teşekkürler. Kesinlikle Çekmeköy’de antreman yapacağım.
      İnşallah siz de seneye İznik’ye başarılı olursunuz. Yorumunuz için çok teşekkür ederim.

  3. Nuri Namoğlu dedi ki:

    Ben 30 yıldır İznikte yaşıyorum.Namoğlu ailesinden kim olduğunuzu öğrenmek istedim.Bu güzel ilçemizde maratona katıldığın için sizi kutluyorum.

    • Mustafa Namoğlu dedi ki:

      Merhabalar,

      Nazik yorumunuz için çok teşekkürler. Açıkcası bizim babamız Sivas’lı. Yani İznik ile bir bağımız çıkar mı bilinmez ama Erzurum’dan göçmüşüz Sivas’a.

      Sevgiler,

Bu Yazı İle İlgili Ne Düşünüyorsunuz?