Samimi İzlenimler: Gram, Beyoğlu

Adını birkaç kişiden duyduğum Gram’ı uzun zamandır merak ediyordum. Beyoğlu’nun yakın zamanda daha da popüler olmaya başlayan caddelerinden Meşrutiyet üzerinde bulunan Gram ilk bakışta sizi heycanlandırıyor.

Gram, Asmalımescit

Gram, Asmalımescit

İçeri girer girmez solda günlük taze hazırlanan tatlı çeşitlerini görebilirsiniz. Sabah saatlerinde burada kahvaltı için çeşitli atıştırmalıklar bulunabiliyor. Hatırlatmalıyım ki Gram haftaiçi sabah 8:30, Cumartesi 10:30 gibi açılmakta. Pazar günleri ise kapalı.

Tatlılar müthiş gözüküyor!

Tatlılar müthiş gözüküyor!

Gram’ın en büyük özelliği, içeri adım attığınızda hissettiğiniz “Burada herşey güzeldir herhalde” duygusu. Bu ziyaretimde çok fazla çeşit denemedim, ama sadece tatlıları denemek için bir gün Gram’a uğrayacağım.

İçeriden bir görünüm!

İçeriden bir görünüm!

Gram’a öğlen saatlerinde giderseniz içerideki yemek masalarında yer bulamayabilirsiniz. Bu durumda ya sıra beklersiniz, ya da hemen girişte tatlıların önünde bulunan taburede oturabilirsiniz. Burada oturmanızın bir sakıncası, aklınızı sürekli çelmeye çalışacak olan süper görünümlü tatlılar olacak. Şimdi gelelim yediklerimin genel bir özetine;

1) Küçük Salata Tabağı

Salata Bar

Salata Bar

Gram’da öğlenleri salata bar hazırlanıyor. İster küçük tabak (13 TL), isterseniz büyük tabak (20 TL) alabiliyorsunuz. Küçük tabak tercih ederseniz size istediğiniz 2 çeşitten, büyük tabakta ise 4 çeşitten servis ediyorlar.

Küçük Boy Salata Tabağı

Küçük Boy Salata Tabağı

Ben küçük boy salata tabağı aldım ve tecihlerimi yabanmersinli & kuşkonmazlı buğday ve ahtapot & kalamar salatası olarak kullandım. İkisi de birbirinden lezzetli idi. Bu tabağın tek başına doyurucu olduğunu söylemek pek doğru olmaz ama, özellikle sağlıklı beslenme çabasındaki insanlar için biçilmiş kaftan.

2) Hinduba ve Bezelye Püreli Fırın Somon

Aperatif olarak küçük boy salata tabağından sonra sıra geldi ana yemeğimize: Fırın Somon.

İtiraf etmeliyim ki bu somon hayatımda yediğim en güzel somonlardan bir tanesiydi. Bunun nedeninin sadece balıktan değil, pişirme şeklinden dolayı olduğuna inanıyorum. Gram aşcıları işini iyi biliyor!

Somonun yanında bezelye püresi ve adını ilk defa duyduğum ve tattığım hinduba geldi. (Yukardaki resimde yeşil pürenin sağındaki şeffaf olan) İkisini de pek sevdiğimi söyleyemem ama bunu benim geleneksel bir Türk erkeği olmama bağlayabiliriz 😀 Gram’ın suçu yok! Şaka bir yana balık tek başına yetecek kadar güzeldi. Yediğim fırın somonun fiyatı 22 TL idi.

Samimi İzlenimlerim

Gram konusunda eleştirebilecek pek taraf bulamadım. Belki somonun yanında gelen diğer yan lezzetleri beğenmediğimi söyleyebilirim ama o da kişisel zevkim sonuçta.

Çalışanların ultra-nazik olduğunu belirtmek istiyorum. Gayet güler yüzlü ve kibarlar. Sizi evinizde gibi hissettirmeye çalışıyorlar.

Yemekten önce önünüze konulan ekmeğin tadı çok hoşuma gitti. Ayrıca bütün yemeklerde zeytinyağına bayıldım. Sorduğumda zeytinyağını, aşcılarının özel olarak getirttiğini söylediler.

Somonla birlikte, Levrek alternatifinin de çok iyi bir seçim olabileceği kanaatindeyim.

Değerlendirme

  • Lokasyon: 4/5
  • Ekip & Servis: 5/5
  • Lezzet: 5/5
  • Ambiyans: 5/5
  • Fiyat/Performans: 4/5

2 Yorum

  1. Hatun Burcu dedi ki:

    Mustafa’cım, blog’unu çok severek takip ediyorum lakin ki Türkçe’de “ahçı” diye bir kelime yok=) onun doğrusu “aşçı” olmalı.
    nacizane belirtmek istedim.
    yazıların devamını, daha sıklıkla bekliyorum=)

    • Mustafa Namoğlu dedi ki:

      Haftasonu koşudaydım diye düzeltemedim bu “Aşçı” meselesine bir sürü uyarı geldi 🙂 Bloğumu okuyan kitle önemli bir kitle anlaşılan.

      Çok teşekkür ederim Burcu’cum. İnşallah daha sık yazıcam.

Bu Yazı İle İlgili Ne Düşünüyorsunuz?