Samimi İzlenimler: Zübeyir Ocakbaşı, Beyoğlu

Bazen sorarlar “Yemek için mi yaşamak, yaşamak için mi yemek?”

Evliya değilsen yaşayacak kadar yemezsin. Kimi zaman az yersin, kimi zaman çok. Kimi zaman tok iken yersin, kimi zaman aç hissetsen bile yemek istemezsin. Hayatı daha iyi anlamaya başlayan insanlar ne kadar zengin olurlarsa olsun belirli bir miktar yiyebileceklerini bilirler. Ne kadar zengin olursan ol, o masaya oturduğunda 10 tabak yemek yiyemezsin. Ortalama 1-1.5 tabak yiyeceğinden o tabak senin için önemlidir. (Az olan her zaman değerlidir.)

Çok kebap yemeyen biri olarak canım kebap çektiğinde bu tercihimi çok doğru kullanmam gerekir. Ama yeni yerler de keşfetmek gerek. İşte Zübeyir Ocakbaşı‘nı deneme serüvenim böyle başladı.

Mekandan bir görünüm.

Mekandan bir görünüm.

Zübeyir, İstiklal Caddesi üzerinde bulunan bir ara sokakta bulunuyor. (Bekar Sok.) Etrafında birçok ocakbaşı ve kebapçı var.  Ben internetten araştırıp gittiğim için tüm o kebapçıların arasından geçerken “Kusura bakmayın benim aradığım siz değilsiniz, ben Zübeyir’e gidiyor!” havalarındaydım. Mekana girdim  ortam fena değildi. Personel ilk girişte anadolu havasını vermek için “Hoşgeldiniz canım abim!” modundaydı.

Mezelerin bulunduğu dolap.

Mezelerin bulunduğu dolap.

Mutfak ve dolap pek temiz görünmüyordu. Yemeğe başlamadan çok inceleyip kendi tadımı kaçırmak istemedim açıkcası. Bu tür yerlerin (turistlerin oldukça çok ziyaret ettiği) sahipleri ne iş yapar gerçekten anlamam. Yazının sonunda tekrar deyineceğim ama dünyanın parasını alıyorlar (kazıklıyorlar) fakat parayı ya yastık altı ediyorlar ya da bir kaç apartman dairesi daha alıyorlar. İnsan önce işini güzelleştirir!

Ekmek Sepeti

Ekmek Sepeti

Yemek gelmeden bu çakma ekmek sepeti geliyor. El insaf ya hu! Edep ya hu! Siz ocakbaşısınız, kebapsınız, mangalsınız, böyle bayat kuru ekmek mi olur. Sanki derin dondurucudan yeni çıkartılıp ısıtılmış gelmiş. Üstteki maydonozlu, yağlı çıtır ekmeği de birşey zannetmeyin, bir numarası yok!

Gavurdağı, Patlıcan ve Közde Soğan

Gavurdağı, Patlıcan ve Közde Soğan

Mezelerin tadı güzeldi. Fakat internette bazı okuduğum yorumlardaki gibi inanılmaz bir gavurdağı salatası yoktu. Patlıcanın tadı fena değil, közde soğan ise vasattı. İnternette restoranlar ile ilgili o kadar çok çakma ve yalan yazı var ki şaşkınlıktan küçük dilimi yutasım hatta kesesim geliyor. Ah şu para yok mu, insanları fırıldak ediyor vallahi billahi tillahi!

Ocakbaşı

Ocakbaşı

Evet bu mini-ocakbaşı ile 12 TL lik adana kebabı oluyor 22 TL. Ne diyelim? Vardır muhakkak bir bildikleri.

Adana Kebap Servis

Adana Kebap Servis

Yiğidi öldür hakkını yeme demişler. Adana Kebap’ı ve yanında gelen çeşnili soğan güzeldi. Tek eksik adana kebap altında gelen ekmeğin lezzeti ve yumuşaklığıydı. Eğer kebap yapıyorsan tamamlayıcıları da kusursuz sunmalısın. (Soğan, domates, lavaş, biber vb.) Basit bir fırınları olsa ve oradan taze lavaş çıkarsalar bu adananın lezzeti x2 olurdu.

Üç kağıtçı garson ve hesabı!

Üç kağıtçı garson ve hesabı!

Hesabı getiren garson hatta baş garson talimat almış gibiydi; Restorandan adam başı 40 TL altında kimse çıkmayacak! Hesabı öyle güzel ayarlamış ki, tam tamına 40 TL olmuş! Garsona okunmayan hesap kalemlerini sorduğumda lafı geveleyerek “şöyle şöyle 40 TL” dedi. Gördüğünüz gibi 2 TL’lik saçma bir kuver kalemi + 4 TL’lik garsoniye (zorunlu bahşiş) vs. ile 41 TL’lik hesap. Sağolsun bana 1 TL indirim yapmış ve 40 TL aldı.

Şimdi bazılarınızın “beğenmiyorsan yeme kardeşim!” dediğini duyar gibiyim. Fakat şunu bilmelisiniz arkadaşlar. Herşeyin bir hakkı vardır. Hak.

Aslında mekana ilk girdiğimde “Burası turistler için vur ve kaç restoranı haberin olsun!” mesajını almıştım. Bana bakan garsona “Abi bak bana öyle bir hesap getir ki tekrar geliyim, tek seferlik av gibi görme!” diyesim vardı ama, restorandan almış olduğum ilk ön izlenim bunu engelledi.

Gelelim sona: Tekrar gitmeyeceğim (inşallah, büyük konuşmamak gerek) bir yer. Bu tür over-rated (olduğundan büyük gösterilen) mekanlar içimdeki gıda sektörüne olan aşkı perçinliyor. “İşi gücü bırak güzel bir kebapçı aç!” diyorum kendime. Fakat muhakkak herşeyin bir zamanı var.

Sevgiler, saygılar.

MN

 

Bu Yazı İle İlgili Ne Düşünüyorsunuz?